02 Nisan 2012

Portakallı Kek

Sevgili BÜLBÜLÜN YERİ etkinliğimiz için PORTAKALLI KEK yapmış sağolsun,,,ellerine sağlık canım,çok teşekkürler,her zaman beklerim,selamlar :)

İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. 
Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.
Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu. 
Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için. 
Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot'larını suda yüzdürüyorlardı.
Genç aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı.
Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silüeti görünebiliyordu. 
Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı. 
Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti.
Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle. 
Günler ve haftalar geçti.
Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı: uykusunda, huzur içinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı. 
Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa kendisinin taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı.
Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki güzel dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.
Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle de görme zevkini yaşayabilecekti. 
Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini. Pencere, boş bir duvara bakıyordu. 
Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu. 
Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. "Sanırım seni cesaretlendirmek istedi" dedi. 
Başka insanları mutlu edebilmenin insanı daha çok mutlu edeceğine ,paylaşılınca dertlerin eksildiğini, mutlulukların ise artığına inanıyorum.
Dilerim bizler de başaranlardan olabiliriz.
Portakal ağacı ndan aldığım portakallı kek tarifini“ 73.HAFTA. PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ "ne ev sahipliği yapan sevgili gelibolu17 ye ve Gelibolu17'nin hazırladığı "Çay,Kahve Bahane etkinliğine" ev sahipliği yapan sevgili marifetanne ye gönderiyorum.
Arkadaşlarıma kolaylıklar dilerim
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 portakalın kabuğu
1/4 su bardağı sıvıyağ
3 yemek kaşığı yoğurt
1/2 su bardağı ceviz içi
1 portakalın suyu
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
Bir tutam sevgi
Yapılışı
Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. 
Vanilya, portakal kabuğu, sıvıyağ ve yoğurdu ekleyip çırpın.
Cevizi ve portakal suyunu ekleyin. Çırpın.
Elenmiş unu ve kabartma tozunu ilave edip çırpın.
Kek kalıbını yağlayın toz şeker ya da un serpin ve karışımı içine boşaltın.
Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
Kürdanı tam ortasına batırın temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.
Afiyet olsun.

1 yorum:

muko dedi ki...

kuzummm gel benim yamacıma yine seni bekleyen bir tarifim var bak hele:)

kolaylıklar diliyorum ve komacan öpüyorummm